Enemy
“Sadakatten, sorumluluktan ve hamile eşinden kaçan bir adamın, kendi yansımasında yarattığı toksik alter-egoyla varoluşsal cebelleşmesi.”
Yaz arası sonrası beyin hücrelerini rölantiden çıkarıp back to school yapan bu 2013 yapımı filmle sahalara dönüyor ve okkalı bir zihin bükücü paylaşıyorum.
Denis Villeneuve’ün José Saramago’nun Kopyalanmış Adam (The Double) romanından serbestçe uyarladığı Enemy, insanın kendi bilinçaltı ve karanlığıyla girdiği bir kafes dövüşü.
🚨 Dikkat: İncelemenin devamı sürprizbozan (spoiler) içermektedir.
Jake Gyllenhaal’un çift dikiş oyunculuk döktürdüğü filmde; sadakatten, sorumluluktan ve hamile eşinden köşe bucak kaçan sıradan bir adamın, kendi yansımasında yarattığı toksik alter-egoyla varoluşsal cebelleşmesini izliyoruz.
İnsanın üzerine çöken o iç karartıcı hardal sarısı filtre, Toronto silüetinde ve zihnin duvarlarında gezinen devasa örümcek metaforları, filmin klostrofobik atmosferini tam bir psikanalitik labirente çeviriyor.
🕷️🏙️

