Artemis — Andy Weir
“Burada adalet böyle işliyor. Hapishane veya para cezaları yok. Ciddi bir suç işlersen, seni Dünya’ya sürgüne göndeririz.”
Andy Weir, Marslı başarısından sonra bizi Ay’daki ilk ve tek şehir Artemis’e götürüyor. Kıvrak kaçakçı Jasmine “Jazz” Bashara’nın, Ay ekonomisini altüst edecek bir kurumsal sabotaj işine karışmasını okuyoruz. Roman, Weir’in mühendislik dehasıyla parlasa da edebi açıdan bir “ikinci kitap sendromu” (sophomore slump) kurbanı oluyor.
Artılar & Eksiler
- ➕ Ay yerleşkesinin muazzam anlatılan teknik altyapısı. Oldukça akıcı ve bu kadar teknik bilgiyi başarıyla sadeleştirebilmesi.
- ➖ Maalesef zayıf kurgulanan karakterler. En büyük fiyasko ise başrol Jazz…
Andy Weir’ın bir röportajına denk gelmiştim; aslında karakterlerden çok olay örgüsüne odaklandığını, karakterlerinin çok düz ve iki boyutlu kaldıklarını bizzat itiraf ediyordu. Bu itiraf tabii ki kendi yarattığı kompleks, teknik uzay atmosferine ve onun içindeki ince ince işlenmiş olay örgüsüne olan güveninden kaynaklanıyor.
Şehrin tasarımı bir yazar rüyasından ziyade, harika bir mühendislik şaheseri. Ne var ki Weir, kültürel konfor alanından çıkıp farklı bir kimlik yaratmaya çalıştığında fazlasıyla alelade kalıyor.
Ay’daki o şahane teknik yaşam dengeleri ve sert bilimkurgu dinamikleri için kesinlikle okunur ama edebi bir karakter derinliği veya inandırıcılığı beklemeyin.

